Bu dogaçlama işinde gitgide daha da profesyonelleşmeye başladık.Öyle ki bu hafta istediğimiz tekniklerden bir komposizyon oluşturarak hocamızdan yardım almadan birşeyler sunabilmeye başladık. Kuralları hatırlama,sırayı karıştırma gibi ilk başlarda karşılaştırğımız bir çok problem artık geçmişte kaldı.Yavaş yavaş İnanç hocanın koltuğuna göz dikmeye başlayan bireyler yetişmeye başladı sınıfta.
En başlarda arkadaşlarla birşeyler yapmak için karar vermek çok zor oluyordu.Her kafadan bir ses çıkıyor herkes kendi fikrinde ısrar ediyordu. Birlikte birşeyler yaptıkça takım çalışmasına da daha rahat alışmaya başladık. Bir çok seçenek içerisinden hızlıca seçim yaparak alınan kararları aynı hızda uygulamaya koymak çok kolay bir durum değil.Ancak sıkıntısını çeken bilir.
Doğaçlamanın doğasına en yakın olunduğu halin şüphesiz ki en hızlı verilen tepkiler olduğunun biraz daha farkına vardık. "Dörtlü dönme" olarak isimlendirdiğimiz egzersiz de ne kadar hızlı karar verebiliyorsak o kadar başarılı sonuçlar alabiliyorduk. Başarmaya çalıştığımız işin doğası bunu gerektiriyor.
Doğaçlama ve "spontane" dediğimiz insanın bilinç altının ortaya çıktığı, bilincin kısa devre yapılarak doğrudan bilinç altından gelen mesajlarla tepkilerin oluştuğu eylemler kontrol edilmesi gerçekten zor ama başarılabildiğin de insan ilişkilerinde çok büyük getiriler sağlayabilecek yetenekler olarak öne çıkmaktadırlar.
Buradan da bilinç altımıza neler gittiğini bilmek ve bunları kontrol altına alabilmenin önemli olduğu sonucuna varabiliyoruz.Bir daha ki haftaya yeni egzersizlerimizle bu konuyu biraz daha açmaya karar verdim şuan.Hadi hayırlısı...
Saygılarımla...
Senior Emin
Sunday, November 28, 2010
Sunday, November 14, 2010
PRED 485 5.Ders 17.11.2010
Japon usulü kağıt katlama sanatı Origami'den sonra İnanç Ayar usulü kağıt katlama sanatını da öğrenmiş olduk bu hafta. Japonlarınki çok karmaşık da olsa bizimkisi gayet basitti buruçtur at! Veya aklımıza ilk gelen nesneyi hayal ederek kağıdı bir eşya gibi kullan.
Bir sanatçı edasıyla oluşturduğumuz kağıt yığınlarına bakarken psikiyatristlerin hastalık teşhisinde kullandıkları "Bu resimde ne görüyorsun?" sorusu aklıma geldi.
Hem yığınları oluşturanların hem de bakanların bilinç altılarını ele veren çalışmalardı aslında, hernekadar biz anlayamasak da.
Bu çalışmalar başlangıçta anlamsız ve herhangi bir şeyle ilişkisiz gibi görünse de "kesin bunun altından daha büyük bir pislik çıkacak" diyen arkadaşlarımız da oldu.
Ve haksız da çıkmadılar. Eğlenceli olduğu kadar "uyuz" olarak da nitelendirebileceğimiz "metni canlandırma" çalışmasıyla gizli plan ortaya çıkmış oldu.
Bize denk düşen metinde hiçbir mantık hiçbir hikaye olmasa da arkadaşların gayretli çalışmaları sayesinde izlenebilir birşeyler ortaya çıkmış oldu.
Son olarak yaptığımız doğaçlama çalışmasında iki temayı aynı anda akılda tutabilme yavaş yavaş doğaçlama kabiliyetlerimizin geliştirilmesi adına oldukça mantıklıydı.
Saygılarımla...
Senior Emin
Bir sanatçı edasıyla oluşturduğumuz kağıt yığınlarına bakarken psikiyatristlerin hastalık teşhisinde kullandıkları "Bu resimde ne görüyorsun?" sorusu aklıma geldi.
Hem yığınları oluşturanların hem de bakanların bilinç altılarını ele veren çalışmalardı aslında, hernekadar biz anlayamasak da.
Bu çalışmalar başlangıçta anlamsız ve herhangi bir şeyle ilişkisiz gibi görünse de "kesin bunun altından daha büyük bir pislik çıkacak" diyen arkadaşlarımız da oldu.
Ve haksız da çıkmadılar. Eğlenceli olduğu kadar "uyuz" olarak da nitelendirebileceğimiz "metni canlandırma" çalışmasıyla gizli plan ortaya çıkmış oldu.
Bize denk düşen metinde hiçbir mantık hiçbir hikaye olmasa da arkadaşların gayretli çalışmaları sayesinde izlenebilir birşeyler ortaya çıkmış oldu.
Son olarak yaptığımız doğaçlama çalışmasında iki temayı aynı anda akılda tutabilme yavaş yavaş doğaçlama kabiliyetlerimizin geliştirilmesi adına oldukça mantıklıydı.
Saygılarımla...
Senior Emin
Subscribe to:
Posts (Atom)