Wednesday, December 8, 2010

PRED 485 7.Ders 01.12.2010

Bu haftaki dersimizde ne kadar çok konuştuysam başıma o kadar iş açıldı. Ama olsun dersimiz "full of fun" olduğu için çok sıkıntı olmadı.Ama başka derste olsaydı ilk seçilişimden sonra kesin susardım. "Adam nemelazım otur sessiz sessiz, başına iş açma,az susmasını öğren!" derdim kendi kendime.

Dersler ödevler vs. yüzünden sıkıldığımısı fark etmiş olacak ki hocamız daha eğlenceli çalışmaları tercih etti.Benim gözümden kaçmaz!

Öğrenci işleriyle ilgili canlandırmamız hem öğretici hem de eğlendiriciydi.Çünkü tamamen gerçek, yaşanmış "true to life" olaylara dayalıydı. Hepimizin Öğrenci işlerine her gidişimizde karşılaştığımız "memur mantığının" yansımasıydı bunlar. Sonradan izlerken komik görünse de işin içindeyken insanın sabır sınırlarını hakikaten zorlayan durumlar.

Daha sonra yaptığımız "kadın programı" çalışmamızda da tekrar yaşanmış bir olay üzerinden yola çıkmamız söz konusuydu. Burada seçtiğimiz karakterler de önemliydi.Bu tür programlara "ciddiyet" kazandırma adına psikolog, ilahiyatçı, fizikçi vs gibi alanında "supposedly" uzman insanlar davet ediliyor. Ama genellikle alakasız ve boş şeylerden bahsediyorlar.

Ha biz bunları nerden biliyoruz? Yanlış anlaşılma olmasın, kadın programı seyrettiğimizden değil.Öyle çevreden duyduğumuz şeyler işte. Yoksa Türkiye'nin kalanı gibi vaktimizin çocuğunu belgesel seyrederek geçiriyoruz tabii ki.

Saygılarımla...
Senior Emin

No comments:

Post a Comment