Performans kaygısı hakikaten çok enteresan bir durum. Aşılması gerken ama aşılması için de okul hayatı boyunca hiç bir telkinde bulunulmayan bir sıkıntı. Yani hemen hemen bütün hocalarımız derse katılımdan tutun da sunum yapamaya kadar bireysel performans gerektire bir çok şey istiyor. Ama kimse sorunun temeline inerek öncelikle kendine güven içerisinde sorulan sorulara bütün sınıf önünde cevap verebilme veya hazırladığımız birşeyleri insanlara sunabilme mevzuuna odakalnmıyor.
Dersimizin, bence, vurgulanması gereken en önemli yönlerinden biri bu. Sadece öğretmenlikte değil aynı zamanda öğrencilik hayatında da başarımızı etkileyebilecek bir durum.
Arkadaşlardaki heyecan aynı şekilde devam etti. Performans çalımalarında dağlar gibi olan arkadaşların mesele bütün sınıf önünde kendini anlatmaya gelince bir güvercin ürkeklğiyle titredikelrini gördük. Bu siyasetçileri gitgide daha çok takdir etmeye başladım. Biz 20 kişi önünde doğruları söylemezken onlar onbinlerce insan önünde yalan-dolan fark etmeden saatlerce konuşabiliyorlar.
Dikkatimi çeken diağer bir durum ise genellikle arkadaşlar bizim sahnede ne kadar heyecanlı olduğumuzu farkedemiyorlarmış. Ben çok heyecanlıydım, cidden heyecanlıydım ama bir arkadaş "sen de heeycandan eser yoktu, ne diyon ya!" dedi. Şaşırdım, demek ki her zaman fark edilemiyor veya istenilirse heyecan gizlenebiliyor şeklinde bir çıkarım yaptım. Yani hocamızın da dediği gibi kaygı ve heyecan tabi ki olacak önemli olan bunları kontrol altında tutabilmek. Kanaatimce buna heyecanı gizleyebilmek de dahil.
Saygılarımla...
Senior Emin
No comments:
Post a Comment